|
BOLU
Yeşil ve mavinin
kucaklaştığı, birlikte uyuyup uyandığı, rüzgârın başı dumanlı
dağlarda efsanelerin en dramatiklerinden birini hâlâ fısıldadığı,
binlerce yıldır bir çok uygarlığın filizlenip boy attığı ve
meyvelerini bıraktığı şehirdir Bolu.
Bolu'nun, tabiat, insan ve tarihin el ele verip yoğurduğu
güzelliklerini görmek, dağların söylediği Köroğlu türkülerini
işitmek isteyenlerin şehre ulaşması hiç de zor değil. Bolu, Ankara
ve İstanbul'un neredeyse tam ortasında bu iki merkezi birbirine
bağlayan ana yolun üstündedir.

TARİHÇE: Yazılı belgeler, arkeolojik eserler ve tarihî
kaynaklara göre, Bolu'nun tarihi, Bithynialılar ile başlamaktadır.
Sırasıyla Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar Bolu ve
çevresine hakim olmuşlardır.
Bolu yöresine Osmanlı akını ilk kez Osman Gazi tarafından
başlatılmış, Bolu yöresinin tümüyle fethedilmesi ise Orhan Gazi
döneminin ilk yıllarına (1324 -1326) rastlamıştır. Mustafa Kemal
Paşa önderliğinde yapılan Millî Mücadele sonunda Bolu, 10 Ekim
1923'de yeni düzenlemeler çerçevesinde vilayet haline getirilerek
yeni bir yönetime kavuştu.
COĞRAFYA:
Topraklarının yarıdan fazlası ormanlarla kaplı olan Bolu'nun yüzey
şekillerinde dağlar, platolar ve ovalar önemli yer tutar. Önemli
dağları güneyde Bolu Dağları, Abant Dağları, kuzeyde Sünnice
Dağları, Çele Doruğu, Gerede'nin kuzeyinde Arkot ve Göl Dağları'dır.
En güneyde ilk iki sıradan daha yüksek olan ve genel olarak Köroğlu
Dağları adı verilen volkanik dağlar uzanır.
Yöre, yağış zenginliği
ve eğimlerin çokluğu nedeniyle irili ufaklı doğa ve baraj gölleri
açısından zengindir. İldeki göllerden bazıları, Abant, Yedigöller,
Gölcük, Yeniçağa, Çubuk, Sünnet, Karagöl, Karamurat, Sülük, Gölköy,
Aladağ ve Saraycık'tır.
Bolu ilinin ilçeleri; Dörtdivan, Gerede, Göynük, Kıbrısçık, Mengen,
Mudurnu, Seben ve Yeniçağa'dır.

Büyük resimler için
resimleri tıklayın.
|